TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNDE DEVLET ANLAYIŞI VE SİYASAL HAYATIN GELİŞİMİNDE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİN ETKİSİ

30 Mayıs 2019 11:03 Abdullah Cüneyt KÜSMEZ
Okunma
478
 TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNDE DEVLET ANLAYIŞI VE SİYASAL HAYATIN GELİŞİMİNDE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNİN ETKİSİ

Türk milliyetçiliğinin tanımı ve mahiyeti, asırlardır devam eden bir devlet anlayışı içerisinde belirlenmiştir. Türk tarihinin köklerinden günümüze kadar geçen süreç, devleti kutsal ve biricik kabul etmiş, muhafazası ve devamı için kendine özgü değerler üretmiştir. Önemli ve büyük bir kısmı kendi kültür ve medeniyetinden alınmış olan bu değerler, kuramsal bir çerçevede incelendiğinde Türk devlet kuramı olarak ortaya çıkmaktadır. Kuram, bir bakıma Türk milliyetçiliğinin izahını devlet ile birlikte anlaşılmasını zorunlu kılar. Bu noktada, Batı’da algılanan ve/veya açıklanan genel milliyetçilik tanımlarından ve bunların ortaya çıkışına ait milliyetçilik kuramlarından ve buna dayalı devlet anlayışından farklılık gösterir.

Türk devlet kuramında yer alan özellikler genel anlamda hayata ve geleceğe dair bir düşünce ve o düşüncenin harekete geçmesi/geçirilmesi yönünde sürekli bir iradeyi ifade eder. Bu iradede öncelikle ilerleme ve gelişme yönünde hareket (aksiyon), nitelikli itici bir güç yaratır; meydana gelebilecek engellemelere yönelik ise karşı hareket (reaksiyon), nitelikli karşı bir güce sahiptir. Çift taraflı ve etkileşim hâlinde olan bu iki yetenek, Türk milletinde var olan kuvvetli bir bilinçten kaynaklanır. Burada dikkat çeken ve diğer devlet yapılarından farklı olan nokta ise her iki durumun süratle devlet tarafından uygulanabilmesi ve bu uygulamaya milletin katılımının aynı hızla sağlanabilmesidir. Nedeni, devlet ve millet arasında karşılıklı bir etkileşimin varlığı ve sürekliliğidir. Etkileşimin önemli bir vasıtası da toplumun gelişiminde zaman zaman yaşanan bilinç kaymalarını önleyen, yeniden bilinç alanlarını oluşturan ve harekete geçiren, aynı zamanda varlığını ve sürekliliğini sağlayan Milliyetçi Hareket Partisinin siyasi ve sosyal bakımdan öncü konumudur. Dolayısıyla toplumsal hayatın gelişiminde önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkan millî nitelikteki düşünce ve hareketin uyumu ve bunun Türk siyasetindeki belirleyiciliği, Milliyetçi Hareket Partisinin devlet anlayışında yer almaktadır.
Türk milliyetçiliği, Türk tarih felsefesinin ve buna ait düşünce dünyasının toplumsal hayata yansıyan temel bilgisidir. Milletin oluşumu ve devletin varlığı ile biçim alan Türk milliyetçiliği, Batı’nın geçirdiği ulus-devletleşme süreci ve ona ait milliyetçi tanımlardan farklılık arzeder. Yapıdaki belirleyici unsur olan millet kavramı ve onun Türklük ile bütünleşmiş hâli doğrudan devlette anlamını bulur. Türklerin tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren görülen millet ve devlet birlikteliği, siyasal hayatın vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Dolayısıyla, devletin, Batı’da olduğu gibi feodalite, mülkiyet, burjuva süreçlerine bağlı olan ve Avrupa’yı şekillendiren Fransız İhtilali veya Sanayi Devrimi gibi toplumsal olaylar ile açıklanması ve bunun üzerinden toplumsal olaylara bakılması, Türk milliyetçiliğinin anlatımında yetersiz kalır. Türk milliyetçiliğini ve Türkler için devlet kavramının ifade ettiği anlamı, Batı’nın gelenekselleşmiş milliyetçilik kuramları ile incelemek mümkün değildir. Zira Türk milliyetçiliği düşüncesinin temelinde Avrupa’daki gibi bir sanayileşmenin ya da Fransız İhtilali’nin etkisinden ziyade Türk devlet felsefesinin temelini teşkil eden değerler yatmaktadır. Bu bakımdan, Türk milliyetçiliği ile Batı literatüründeki milliyetçilik bir tutulamayacak derecede farklılık arz etmektedir. Yani devletin temelini teşkil eden değerler, Türk milliyetçiliğinin yapısını, kuramını ve niteliklerini belirler.

    Bu çalışmada, öncelikle Batı’nın kendi sosyolojik esaslarına dayalı veya dünya üzerindeki millet oluşumu ve milliyetçilik akımlarını nasıl gördüğünü ve kurguladığı izah edilmektedir. Aynı zamanda buna dayalı devleti anlama ve sürdürme geleneğine bakarak, Türk milliyetçiliğinin kendine has özellikleri devlet algısı/anlayışı ile ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Eğer Batı akademik öğretisi ile Türk milliyetçiliğinin izahı yapılırsa Türk tarihi ve devlet anlayışı göz ardı edilmiş ve dolayısıyla günümüz Türk milliyetçiliği yanlış bir anlam kazanmış olacaktır. Aksine tamamen Türk tarihinin kendi dinamikleri ile şekillenen Türk milliyetçiliği ve anlamını bulduğu Türk devlet geleneği içerisindeki yeri ve önemi Türk’e özgü bir kuramla açıklanmak suretiyle, günümüzde giderek karmaşık bir hâle sokulmak istenen gündelik hayatın bilgi düzeyine yeniden bir kavrayış ve anlayış ufku getirilecektir.

     Bu anlayış içerisinde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türk siyasi hayatında önemli bir konumdadır. Çünkü insanın varoluş gayesinin ve bu gayeye uygun yaşam biçiminin, Türk tarihinin kendisine verdiği bilinçle meydana geldiğini bilir. Aynı zamanda üretilen kültürel yapının varlığının, Türk kültür ve medeniyetinin öz kaynağından beslendiğinin ve her bir ferdin Türk tarih düşüncesinde/felsefesinde kendilik bilincine sahip olması gerektiğinin farkındadır. Farkındalık, insanın varoluş sürecinin beraberinde getirdiği kültürel yapı içerisindeki anlamını kavramakla başladığından ve Türk’ün yaşam süreci içerisinde asırlardır ürettiği kendine özgü davranış biçimlerini belirleyen kültürel değerleri olduğundan MHP; Türk tarihinin durdurulamaz bu akışında siyasî ve sosyal bir gerçekliktir.