DR. DEVLET BAHÇELİ’NİN TERÖRLE MÜCADELE HAKKINDAKİ FİKİRLERİ

08 Temmuz 2023 11:23 Dr.Serkan KEKEVİ
Okunma
466
DR. DEVLET BAHÇELİNİN TERÖRLE MÜCADELE HAKKINDAKİ FİKİRLERİ

DR. DEVLET BAHÇELİ’NİN TERÖRLE MÜCADELE HAKKINDAKİFİKİRLERİ

 

Doç. Dr. Serkan Kekevi[1]

 

MHP’siz siyaset Türksüz vatan demektir.

MHP’siz siyaset vatansız Türk demektir.

MHP’siz siyaset Balkanlaşmış ülke, batmış Türkiyedemektir.

MHP’siz siyaset Türkiye Cumhuriyeti’ninkefenlenmesi, Türk tarihinin sökülüp atılması demektir.[2]

Dr. DevletBahçeli

 

Terör veterörizm mücadele edilmesi meşakkatli, maddi ve manevi açıdan yıpratıcıolgulardır. Türkiye dünya üzerindeki konumu nedeniyle küresel ve bölgeselgüçlerin etki ve rekabet alanında bulunmaktadır. Hem devlet düzeyinde hem dedevlet-altı birimler düzeyinde Türkiye hedef ülke konumundadır. Terör örgütlerikendi ajandalarını uygulamaya koymaya çalışırken küresel ve bölgesel güçler dekendi genel ve alt sistem politikaları bağlamlarında söz konusu örgütlerihedeflerindeki ülke ya da ülkelere karşı ucuz ancak etkili manivelalar olarak kullanmaktadırlar.Bu kısa çalışmada terör ve terörle mücadele açısından Dr. Devlet Bahçeli’ningörüşlerini serimlenmeye çalışılmıştır. İlk olarak terör ve terörizm kavramlarıkısaca açıklanmıştır. Ardından ise Dr. Devlet Bahçeli’nin PKK/KCK ve F-TipiYapılanma/FETÖ ile mücadele özelinde terör ve terörizme dairdeğerlendirmelerini ve fikirlerini ele alınmıştır.

TerörLatince kökenli “terrere” kelimesinden türemiştir. Korkudan titremek,sarsılmak, dehşete düşmek anlamına gelen bu kelime Fransızca “terreur” biçimiyledilimize terör olarak geçmiştir. Türk Dil Kurumu Sözlük’üne göre terör yıldırıanlamına gelmektedir.[3]Terör yıldırma amaçlı olarak şiddet kullanımıdır. Terörizm ise planlı, hesaplıbir şekilde şiddet kullanarak hedefi yıldırmak, baskı altına almak venihayetinde arzulanan siyasal hedeflere ulaşmaktır. Terörizm kendisi bizatihiamaç değil uygulanan siyasi ajandanın ve/veya ulaşılmak istenen siyasi hedeflerinbir vasıtasıdır. Buna ek olarak terörizm asimetrik bir faaliyettir. Devletaygıtı ile kıyaslandığında zayıf olan bir siyasal hareketin demokratik yöntemleridışlayarak ve reddederek şiddet kullanmak yoluyla toplumsal korkuyu ve yılgınlıkyaratarak hedefin siyasi ve askeri mağlubiyetini hedefleyen stratejilerbütünüdür. Özetlersek terör silahlı ve hukuk dışı bir eylemdir ve hayatınolağan akışını bozarak ve/veya keserek, korkutma ve yıldırma yoluyla hedefeulaşmayı amaçlar. Terör maksatlı, planlı, sistematik bir eylemler bütünüdür.

 

 

 

Şekil 1: Terör[4]

 

Terörizmitanımlamak hem kolay hem de zordur. Çoğu kişi terörizmi;

   a- siyasal amaçlarla teşvik edilen şiddete

   b- genellikle yumuşak hedeflere (siviller vekorumasız birimlere) yönelik

   c- amacı hedef kitleyi etkilemek (terörizeetmek) için bir sonuç elde etmeye yönelik eylemler olarak anlamaktadır.

 

Şekil 2: Terörizm[5]

 

Teröristfaaliyetlere ve terörizme antik çağlardan beri rastlanılmaktadır. Roma’ya karşıfaaliyet gösteren Sicarii ve Zealot grupları; Orta Çağ’da Hasan Sabbah’ınmüritleri Haşhaşiler erken dönem örneklerdir. Terörizm siyasal amaçlarlaharmanlanması ve ideolojik bir çerçeve kazanması ise 19. yüzyılda Rusya’daanarşist hareketin ortaya çıkması ile olmuştur. Aşağıdaki tabloda ise terör dönemleriözetlenmiştir.


 

 

 

 

 

 

Çağ

Dalga

Zaman Aralığı

Tipoloji

Kendine/Döneme Özgü Terör Olayları Çağı

a. (arkaik)

Dalga

Antik Çağ-

19.yüzyıl

Arkaik terör

Tarikat terörü

d. (devlet)

Dalga

1789-1792

Devlet terörü

(örnekleri yakın dönemde de mevcut)

Rapoport’un Terör Dalgaları Çağı

1. Dalga

1880-1920

Anarşist ya da etnik/

milliyetçi terörizm

2. Dalga

1920-1960

Sömürge karşıtlığı

3. Dalga

1960-1990

Yeni sol

4. Dalga

1979-

günümüz

Radikal-Dinî Dalga

Çözücü/Ayrılıkçı Mikro Milliyetçi Çağ

e. (etnik)

Dalga

1960-

günümüz

Etnik/ayrılıkçı terör

 

Türkiye’nin Selçuklulardanbaşlatılabilecek bir terör ve terörizme hedef olma geçmişi vardır. Selçuklular DevletiDönemi’nde Haşhaşiler, Osmanlı Devleti Dönemi’nde Ermeni Taşnaksutyun ve Hınçakterör örgütleri ile Makedon İç Makedon Devrimci Örgütü gibi terör yapıları,Türkiye Cumhuriyeti Dönemi’nde ise sol tandanslı terör örgütleri, etnikçi ASALA,JCAG ve PKK/KCK ile radikal dinci Hizbullah, Hizbu’t-Tahrir, El-Kaide veDAEŞ/IŞİD gibi örgütlerle mücadele edilmiş ve edilmektedir. Ayrıca, Türkiye F-TipiYapılanma/FETÖ gibi dinî bir cemaat gibi görünen ve aslında derin bir örgütlenmemeydana getirerek devlete sızan, devlet aygıtını istismar eden ve devlet gücünükullanarak kendi yasa dışı siyasi ajandasını halka dayatan bir terör örgütü modeliylekarşılaşmıştır. Özetle Türkiye her zaman terör faaliyetlerine ve terörizmemaruz kalmıştır.

MilliyetçiHareket Partisi (MHP) kuruluşundan bu yana terörle ve terörizmle mücadeleyi anapolitikalarından biri olarak belirlemiştir. 1980 öncesinde sol terör iledoğrudan sahada mücadele eden Ülkücü Hareket ve MHP, bölücü PKK terör örgütününortaya çıktığı 1984 yılından bu yana PKK terörü ile mücadele hususundapolitikalar üretmiştir. Ayrıca F-Tipi Yapılanma/FETÖ konusunda da ilkdeğerlendirmeleri yapanların başında MHP ve Dr. Devlet Bahçeli gelmektedir.

Dr. DevletBahçeli Türkiye’yi hedef alan terör ve terörizmle mücadele hususunda pek çokaçıklama yapmış ve çözüm yolları ortaya koymuştur. Bu açıdan 17 Eylül 2001tarihli Meclis Grup konuşmasında Dr. Devlet Bahçeli terör ve terörizm,uluslararası boyutlarını ele almış; terörle ve terörizmle mücadele bakımından tanımlamalaryapmış ve öneriler getirmiştir:

1.   Siyasi mücadele vearaçları, şiddet ve şiddet vasıtalarından tamamen farklı mahiyet taşımaktadır. Bubakımdan terör, bir siyasi faaliyet değil; meşruiyeti olmayan, ahlaki değertaşımayan, rezil bir yöntemdir. Terörist ise, insanlık düşmanı canilerinkolektif adıdır. Dolayısıyla, terör örgütlerinin boyutları ile eylemalanlarının ve biçimlerinin niteliği terörizm gerçeğini değiştirmeyecektir.

2.   Terörü uluslararasısiyasetin bir aracı olarak görmek, terörü uluslararası hâle getirmek vecinayetleri yaygınlaştırmak anlamını taşımaktadır. Terör, dünya çapında birtehdit ve insan hayatına yönelmiş yok etme eylemi olduğu için, teröre karşıuluslararası müeyyidesi olan bir siyasi, hukuki ve pratik eylem zeminioluşturmaya ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, terörizmle ilgili kavram ve yöntemlernetleştirilmeli, çok zayıf durumdaki uluslararası iş birliği ağıgüçlendirilmelidir. Bunun için en kısa zamanda Birleşmiş Milletler Teşkilatınınöncülüğünde bir "Uluslararası Terörizmle Mücadele Konferansı"toplanmalı, kavramlar ve yöntemler üzerinde uzlaşma temin edilmelidir.

3.   Terörü destekleyenülkelere karşı uluslararası toplum yaptırımlar uygulamalı, terör suçlularınıinsanlık suçlusu ilan edip bireysel suçların dışında bütün insanlığa karşıişlendiği için bu eylemden dolayı da ayrıca yargılanmalıdır. Lahey’deki, EskiYugoslavya Ceza Mahkemesi, uzun bir aradan sonra Sırp kasap Radovan Karadziç’iBosna Hersek’te işlediği soykırım suçundan dolayı nasıl 40 yıla mahkûm etmişse,terör suçluları da benzer şekilde yargılanmalı, ağır cezalarla tecrit edilerek mahkûmedilmelidir.

Hatta idam cezasının, ülkelerin ceza sistemlerinden bütün adisuçlar için çıkarılsa bile, terör suçları için yer alması sağlanmalıdır.[6]

Yine, “TerörleMücadele Kıskacında Tarihî Uyarı” adlı eserde pek çok kısım Dr. DevletBahçeli’nin PKK terörü ile ilgili tespitlerini ve PKK terörü ile nasıl mücadeleedilmesi gerektiğini içermektedir. Genel Başkan’ın 8 Ağustos - 25 Aralık 2007tarihlerindeki konuşmalarını içeren kitabındaki şu kısımlar dikkat çekicidir: “…terörist mihraklar, kapsamlı ve etkili birsiyasal bölücülük faaliyetinin yalnızca silahlı boyutudur. Bu açıdan, terörlemücadeleyi ve sınır ötesi operasyonu geniş bir bölücülükle mücadelestratejisinin parçası olarak görmek gerekmektedir…”[7]

Ayrıca PKKterörünün siyasi bağlamına değindiği şu sözleri önemlidir:

“Türkiye’yibölmeyi amaçlayan etnik tahrikleri hayâsızca sürmesinin ve PKK manifestolarınınsiyasi çözüm reçetesi olarak dayatılmaya çalışılmasının, etnik kökenfarklılıklarına dayalı bir ayrışma, bölünme ve çatışma sürecini Türkiye’ninkarşısına çıkarması kaçınılmazdır. PKK’nın maşası olan bu hain mihrakların,devlete, Anayasa ve kanunlara meydan okuyarak sürdürdükleri bu tahriklerinhukuk düzeni içinde karşılığını bulması, acil bir konu olarak artıkönümüzdedir. Teröristler bugün sadece dağlarda aranmamalıdır. Sözcüleri vetemsilcileri vasıtasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine girmişlerdir. İmralı,PKK ve Barzani, çeşitli siyasi kimlikler altında bugün Meclis çatısıaltındadır. Bu kişilerin milletvekili sıfatını bölücü ve yıkıcı amaçları içinbir kalkan olarak istismar ettikleri ve devletin sağladığı imkânları devletiyıkmak için hayâsızca kullandıkları ortadadır.”[8]

Buna ekolarak PKK’nın mecliste siyasallaşmasının yaratacağı sorunlara doğrudan dikkatçeken Dr. Devlet Bahçeli “…2007 yılınınson çeyreğinde PKK’nın siyasallaşma stratejisinde kayda değer bir mesafealınmıştır. Bu dönem, Türkiye’nin bölünme reçetelerinin alenen tartışılmasınasahne olmuştur. Etnik bölücülüğün siyasi amaçlarının siyasi yollarla hayatageçirilmesi ümit ve beklentileri yeşertilmiştir…”[9]sözleriyle istikbaldeki tehlikeye işaret etmiştir. Tarih aktıkça MHP’nin ve Dr.Devlet Bahçeli’nin haklı çıktığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da PKK terörörgütünün “sözde özerklik ilanı” ve ardından gerçekleştirilen meskûn mahal operasyonlarıile ortaya çıkmıştır.

Dr. DevletBahçeli’nin 22 Aralık 2015 tarihinde TBMM grup toplantısında yaptığıkonuşmasındaki;

“…Batı’nınuydurduğu Kürt sorunu ve Türkiye mozaiği bölücülüğe kılıftır. Hiçbir Kürtkökenli kardeşim bu oyuna gelmeyecektir. Kronikleşen terörizm ve Kürdistanmelaneti emperyalizmin silahıdır. Kürt kökenli kardeşlerim ona bunaaldanmayacak, tehditlere aldırmayacaktır. Etnik kimlikler asırlar içinde kültürve tarih potasında eriyerek, ortak üst değerlere ulaşıp vatandaşlık şuuruna,millet ruhuna kavuşmaktadır. Herhangi bir ayrım gözetmeksizin kaderde, kıvançtave tasada bir ve beraber olan herkesle bir millet hâli tezahür etmektedir. Vebiz anıda, acıda, atinin umut sancağında buluşarak bir millet olduk, biz binyıllık kaynaşmayla kardeş olduk, biz bölünmez, bükülmez, parçalanmaz sağlam birmillet varlığıyla hep birlikte doğrulduk. Öyle ki adımız Türk milleti, devletimiz de Türkiye Cumhuriyeti’dir.Bundan geriye dönüş yoktur. Şu anda Cizre’de, Silopi’de, Sur’da can pahasınamücadele veren Mehmetçiklerimizi, kahraman polislerimizi sonsuz güven vedualarımızla destekliyoruz. Teröristler ev ev, sokak sokak aranıp bulunmalı,hendeklerle beraber tamamıyla imha edilmelidir…”[10]analizi dikkate değer pek çok hususu içermektedir. Terörün küresel bağlantılarınadikkat çekerken geniş bir Türk milleti tanımı yapan Dr. Devlet Bahçeli; Türkkimliğinin kuşatıcılığına vurgu yapmıştır. Ardından terörle mücadelenin amansızbir şekilde sürdürülmesi gerektiğini müzakerenin çözüm olmadığını ve imhayadayalı bir etkisizleştirmenin gerekliliğine değinmiştir.

22 Mart 2016tarihinde TBMM grup toplantısındaki konuşmasında da Dr. Devlet Bahçeli, MHP’ninterörle mücadele planını ve stratejisini duyurmuştur. Şöyle ki;

1.    Terörle mücadele,teröristle mücadele değildir. Zaman ve mekânüstü, tarihsel perspektiftenbeslenen yüksek akıl ve algı gerektirmektedir. Önce olanı, olmuşu ve olacağıbütüncül ve derinlikli yorumlayan yüksekten ve analitik bakış demek olan“terörizmle mücadele vizyonu” geliştirilmelidir”

2.    Terörle mücadele terörüninisiyatif ve ön aldığı süreçte her ölümden sonra gösterilen günlük tepkilerdeğildir. İkinci aşamada yapılacakların tamamının kavrandığı ve unsurlarıntamamının vizyona göre yapılandırıldığı “terörle mücadele konsepti”oluşturulmalıdır.

3.    Terörle mücadele, toplumunmağdur ve devletin seyirci durumunda olduğu doğaçlama mücadele sahası dadeğildir. Üçüncü aşamada vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve bütünmillî güç unsurlarına sorumluluk seferber eden “terörle mücadele stratejisi”ortaya konulmalıdır.

4.    Terörle mücadele, vizyon,karar ve uygulamanın bütün unsurlara yön verdiği yönetilen, daha doğrusuyönetilmesi gereken bir süreç demektir. Dördüncü aşamada bu stratejinin baştahükûmet olmak üzere ülkemizdeki resmî veya gayriresmî, özel veya tüzel bütünunsurlara görev yükleyen “terörle mücadele siyaseti” oluşturulmalıdır.

5.    Terörle mücadele, mücadeleedilen kavram, grup ve taraflar hakkında toplumsal bir ittifakın olmasını,oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir. Beşinci aşamada, terör üzerindekiortak iradenin ve yükümlülüklerin belirlenmesi ve toplumun kazanılması için“terörle mücadelede kitle kazanma programı” devreye sokulmalıdır.

6.    Terörle mücadele yalnızcaasker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir. Sorununiçten ve dıştan alabileceği bütün desteklerin kesilmesini sağlayacak kadarkapsamlı “diplomatik mücadele eylem planı” hazırlanmalı, eşgüdüm hâlinde icraedilmelidir.

7.    Terörle mücadele silahtanmayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eyleminekadar çok değişken ve dinamik bir alan olması nedeniyle mutat tedbir vedüzenlemelerle önlenemeyecektir. Teröristin mücadele şekil ve yöntemlerinindeğişmesi süreçlerinde ön alarak ilgili güvenlik kuvvetlerini yeni şart vedurumlarla uyumlu olarak eğitecek, donatacak ve yönetecek “teröristle mücadeletaktik eğitim ve icra programı” uygulanmalıdır.

8.    Terörle mücadele içteolduğu kadar dışta da ittifak ve istikrar gerektiren bir ilişkiler alanıdır. Yabancıülkeleri teröriste destek vermekle suçlarken, hükûmetin aynı mihraklarlayaptığı müzakerelerin kendi söylemlerimizi yalanlamıyor olması şarttır.

Bu itibarlatutarlı bir “terörle mücadele tanıtım çalışmasına” ihtiyaç vardır.”[11]

Sekizmaddelik bu öneriler setinin ne kadar kapsamlı olduğu da görülmektedir. Bu iseçalışmanın başında da değindiğimiz üzere MHP’nin 50 yılı aşkın tecrübesinden veterörle mücadele konusundaki deneyiminden neşet etmektedir.

F-TipiYapılanma/FETÖ yapılanması hakkında da pek çok değerlendirmesi ve ikazı bulunanDr. Devlet Bahçeli mezkûr yapının basit bir cemaat olmadığını ve Türkiye’yezarar vereceğini anlayan ve uyarıda bulunanların başında gelmektedir. Özellikleaçılım sürecinde PKK’nın yaratacağı güvenlik sorununa dikkat çeken Dr. DevletBahçeli ve MHP başta kapatılan Zaman Gazetesi ve F-Tipi Yapılanma/FETÖ yayınorganlarının hedefi olmuştur.[12]Ergenekon ve Balyoz gibi davaların süreçleri ilerledikçe Türkiye’de siyasettekiçalkantı artmaya başlamıştır. Süreç içinde F-Tipi Yapılanma/FETÖ ile bağlantılımihraklardan kaset komploları siyasi gündemi âdeta esir almıştır. Eski CHPGenel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülerle başlayansüreç sonunda Deniz Baykal ve ekibi CHP’den tasfiye edilmiştir. Durumu farkeden Dr. Devlet Bahçeli, 31 Mart 2011’de önemli bir çıkış yaparak “…bütün unsurlarıyla aydınlanana kadarHocaefendi'nin, Gülen cemaati mensuplarının, bu konularla hiçbir şekilde ilgisiolmadığını göstermek bakımından cemaatin faaliyetlerini durdurduğunu veyaaskıya aldığını açıklamasının yerinde ve yararlı olabileceği akla gelmektedir…”[13]çıkışını yapmıştır. Bu sözlerle Dr. Devlet Bahçeli “cemaat” eğer masumsa böylebir şeyi yapmaktan çekinmemesi gerektiğini ilan etmiştir. Böylece Genel Başkanhep perde gerisinden siyaset yürüten F-Tipi Yapılanma/FETÖ’yü açığa çıkarmayıhedeflemiştir.[14] MHP’yeyönelik kaset komplosu da bu gelişmenin ürünüydü. F-Tipi Yapılanma/FETÖ bugirişimiyle 12 Haziran 2011 Seçimlerine gidilirken MHP’ye operasyon çekmekisterken ve bu meyanda MHP’yi dizayn etme girişimi ayan beyan görülmüştü. Seçimlerindenbaşarılı bir şekilde çıkan MHP, F-Tipi Yapılanma/FETÖ’nün kaset kumpasını dayıkıp geçmiştir: Bundan sonraki dönemde F-Tipi Yapılanma/FETÖ, MHP’ye sızmayaçalışsa da başarılı olmamış, 2015 Genel Seçimlerinde Halkın Demokrasi Partisini(HDP) açıkça desteklemiştir.

15 Temmuz2016 hain darbe girişiminden sonra Dr. Devlet Bahçeli’nin açıklamalarındaönemli tespitler vardır:

“Eğervaktinde tam bir isabetle yaptığım ikazlara kulak verilmiş olsaydı, bugünküfelaket ve hezimeti yaşamayacaktık. Cemaat devlete kafileler hâlindeyerleştirilirken, bir Allah’ın kulu MHP’yi de bir dikkate alsak deseydi, nedarbe ne de Haşhaşi örgütün düşmanlıkları görülecekti. Bunları bakgördünüz mü, ben demiştim sözlerini dikte etmek için söylemiyorum. Milletini vevatanını canından aziz bilen, yasa ve ahlak dışı her karanlık örgütlenmeyesırtını dönmüş bir Türk milliyetçisi olarak yalnızca tarihe not düşüyor,demokratik ve millî sorumluluğumu yerine getiriyorum. Okyanus ötesi devletesızarken bizim haricimizde rahatsız olan yoktu. Gülen çetesinin devletkurumlarına nüfuz ederek kurduğu paralel yapı beş ayağa dayanmaktadır: BunlarTürk Silah Kuvvetleri, emniyet, yargı, bürokrasi ve siyasi partilerdir… BizTürk devletiyle gurur duyarken, meğer FETÖ devleti kurulması için tüm şart veortam olgunlaştırılmış, mıntıka temizliği yapılmış, aşama aşama daplanlanmıştır. Pek çok yüksek yargı üyesi, hâkim, savcı, bürokrat, polis,rütbeli asker paralelin dümen suyuna girip kâinat imamı olduğuna inandıklarıadamın peşine akılsızca düşmüşlerdir. Bu paralel ihanet örgütü, bu teröristşebeke, millete silah doğrultacak, Türkiye’yi iç savaşa sokacak kadaradileşmiş, hainleşmiş, dinden imandan çıkmıştır. Bunların kalbinde çan sesleri,gözlerinde dolar resimleri, kulaklarında ise Türk düşmanlığının izleri vardır. Bunlarınyediği içtiği haram ve zıkkım; öğütüp savurduğu yalan ve riyadır. TürkiyeCumhuriyeti okyanus ötesi tarafından bombardımana tutulmuştur…”[15]

Dr. DevletBahçeli örgütün yurt dışı bağlantılarına dikkat çekerken son tahlilde F-Tipi Yapılanma/FETÖ’nün,Anadolu’nun istilası amacıyla özel yapılandırılmış bir örgüt olduğudeğerlendirmesini yapmıştır. Bu meyanda örgüt üyelerinin kılıktan kılığasokulan, herhangi bir kök ve kimlik hassasiyeti taşımayan insanlar inşa ve imaledildiği tespitini yapmıştır. Bu insan kitlesiyle F-Tipi Yapılanma/FETÖ’nün yargıdaneğitime, siyasetten ekonomiye, TSK’den emniyet teşkilatına kadar sızdığınıörgütün amaçlarını böylesine bir yöntem ile gerçekleştirilmeye çalıştığınaişaret etmiştir.[16] Dr.Devlet Bahçeli, F Tipi Yapılanma/FETÖ’nün devletin tüm kurumların içten içekemirmiş, çürüttüğü ve Türkiye’nin bütün kurum ve kuruluşlarıyla felç olduğunusöylerken en büyük zorluğun örgüt üyelerinin devlet aygıtından temizlenmesi,arındırılması ve devlet aygıtının yeniden yapılandırılması sürecinin zorluğunadikkat çekmiştir. Bu bağlamda geçici, kısmi ve mevzi önlemlerle sorununçözülemeyeceği artık yegâne çarenin yaraya neşter vurularak çok ciddi vekapsamlı bir tasfiye olduğunu belirtmiştir.[17]

Türkiyedünyada teröre en fazla maruz kalan ülkelerin başında gelmektedir. İsimlerdeğişse de örgütlerin Türkiye’ye ve Türklere dönük amaçları değişmemektedir.Bütün bu örgütler temelde bir hedefte birleşmektedir. Bu ise Anadolu’danTürkleri ve Türklerin devletini çözmektir. Türkiye terör örgütleriylemücadelesinde başarılı olsa da yeniden ve yeniden ortaya çıkan örgütler buhedef için küresel hamileriyle durmadan eylem hâlindedirler. Öte yandanTürkiye’nin terörle mücadele tarihi MHP olmadan anlaşılamaz; Türkiye’nin siyasitarihinde gelmiş geçmiş bütün partiler içinde yalnızca MHP terör ve terörlemücadeleyi ana politikalarından biri olarak benimsemiştir. Prof. Dr. SemihYalçın’ın sözleriyle“MHP ve onun LideriDevlet Bahçeli, FETÖ ile mücadele konusunda üzerine düşen görevi hakkıyla ifaetmiştir… Millî duruşuyla, sergilemiş olduğu cesaret, azim ve almış olduğumühim kararlarla ‘büyük devlet adamları” silsilesinin 21. yüzyıldaki sonhalkasıdır…”[18]ve tarih Dr. Devlet Bahçeli’nin terörle ve terörizmle mücadeleye dairfikirlerinin ne kadar doğru, değerlendirmelerinin ne kadar isabetli olduğunugöstermiştir. Yazıya Dr. Devlet Bahçeli’nin sözleriyle başladığım gibi sonvermek isterim “Milliyetçi HareketPartisi Türkiye’ye kafa tutan, bölüp parçalamaya çalışan her terör örgütününamansız düşmanıdır.”



[1] Düzce Üniversitesi.Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi. Uluslararası İlişkiler Bölümü.

[2] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısında yapmış olduklarıkonuşma, 8 Aralık 2015,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/3996/index.html, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[3] sozluk.gov.tr, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[4] Serkan Kekevi, Terör/izmve Etkileri, (ed.) İrfan Kalaycı, Türkiye Ekonomisi, Divan Kitap, İstanbul,2020, s. 690.

[5] ae., s. 692.

[6] Genel Başkanımız Dr.Devlet Bahçeli'nin TBMM Grup Konuşması, 17 Eylül 2001, https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/307/index.html,(Erişim tarihi, 20.05.2023)

[7] Devlet Bahçeli, TerörKıskacında Tarihi Uyarı, Milliyetçi Hareket Partisi, Ankara, 2007, s.101.

[8] ae., s. 160.

[9] ae., s. 214.

[10] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmışoldukları konuşma, 22 Aralık2015https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/4001/index.html,(Erişim tarihi, 20.05.2023)

[11] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısında yapmış olduklarıkonuşma, 22 Mart2016,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/4047/index.html,(Erişim tarihi, 20.05.2023).

[12] Semih Yalçın, FETÖ İhanetive Devlet Bahçeli, 3. Baskı, Berikan Yayınevi, Ankara, 2021, s.25.

[13] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin "Bazı dava süreçleri kapsamındaFethullah Gülen cemaati etrafındaki tartışmalar" hakkında yaptıklarıyazılı basın açıklaması,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/1053/index.html, 31 Mart2011, (Erişim tarihi, 20.05.2023).

[14] Dr. Devlet Bahçeli’nin buaçıklamasının ardından ilginç bir yerden MHP ve Dre. Devlet Bahçeliye yanıtgelmişti. O dönemde Milliyetçi Muhafazakar Part,i başkanı olan Ahmet ReyizYılmaz “cemaatin değil MHP’nin faaliyetleri durdurması gerektiğini”söylemekteydi. Bkz: MMP’den Bahçeli’ye Gülen Tepkisi, haber7.com,https://www.haber7.com/partiler/haber/729671-mmpden-bahceliye-gulen-tepkisi, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[15] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısında yapmış olduklarıkonuşma, 19 Temmuz 2016,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/4110/index.html, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[16] Milliyetçi Hareket PartisiGenel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin Yapmış Oldukları Basın Toplantısı, 29Eylül 2016,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/4133/index.html, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[17] Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, TBMMGrup Toplantısında yapmış oldukları konuşma metni, 8 Kasım 2016,https://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/4148/index.html, (Erişimtarihi, 20.05.2023).

[18] Yalçın, FETÖ İhaneti veDevlet Bahçeli…, s.140.