MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: MERHUM TÜRKEŞ BEY’E ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ

30 Mayıs 2019 10:35 Evin GÖKTAŞ
Okunma
222
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: MERHUM TÜRKEŞ BEYE ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, “Merhum Türkeş Bey'e çok şey borçluyuz. Onun hatırasına her daim sahip çıkacağız, bizlere bıraktığı güzide eserlerini de engeller ne kadar fazla olursa olsun, tuzaklar ne denli vahşi kurulursa kurulsun yaşatacağız ve geleceğe taşıyacağız.” dedi.
MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Başbuğ Alparslan Türkeş’in, “Ölümünün 22. Yıl Dönümü”nde mezarı başında on binlerce Ülkücünün katıldığı bir tören düzenlendi.
Törende MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, MYK üyeleri, il ve ilçe başkanları da hazır bulundu.
Bahçeli'ye Türkeş'in "dava arkadaşları" Hacı Yusuf Işık ve Ali Reşat Yılmaz bilen ile Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş de eşlik etti.
MHP Lideri Bahçeli, Fatiha okuyup rahmet diledikten sonra Türkeş'in mezarına kırmızı karanfiller bıraktı. Sonra Türkeş’in memleketi Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi Köşkerli köyünden getirilen toprağı serpen Bahçeli, daha sonra mezara su döktü.
Bahçeli, törende yaptığı konuşmada, Türk milletinin gönlünde mümtaz ve müstesna bir yeri bulunan merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'i vefatının 22. yılında Fatihalarla andıklarını söyledi.
Türkeş'in Türk siyaset ve devlet hayatında muhterem iz ve eserleri bulunan bir lider olduğunu anlatan Bahçeli, şunları söyledi:
"Her şeyden önce inanmış bir vicdan, mücadeleci bir kişilik, ülkülerinden taviz vermeyen bir dava insanıydı. Zorluklar karşısında yılmayan bir mizacı vardı. Varlığını ve vaktini tamamıyla milletine adayan millî bir ahlakı bulunuyordu. Yüksek hedefler koyan, bu hedeflere ulaşmak için insanüstü gayret sarf eden görev ve sorumluluk şuuruna haizdi. Dava adamı olmak her kişinin harcı değildir. Her şeyden önce dava adamı, inandığı değerleri hayatının mihveri yapan, bununla da kalmayıp ruhunun derinlerine işleyen, dahası bu değerleri hem yaşayan hem de yaşatan vakarlı ve vasıflı insandır. Merhum Türkeş Bey, davasını bayraklaştıran, ülkesini ve milletini her şeyin üstünde tutan bir irade ve idrak gücüne sahipti. Onun nezdinde karamsarlık yoktu. Kötümserliğe müsaadesi hiç yoktu. Devamlı geleceği düşünen, hiç yüksünmeden, hiç yorgunluk emaresi göstermeden Türk-İslam ülküsünün parlak ufuklarını düşleyen, bununla ilgili muazzam çalışmalara imza atan muazzez bir vasfı vardı. Sabırlıydı, sağduyuluydu, meselelere stratejik bakıyordu. Akılla duygu arasında kurmuş olduğu manevi köprüyle nice belaları defetmiş, nice badireleri yenmiş, nice çilelere göğüs germişti. Seksen yıllık şerefli ömrü pek çok mücadeleyle geçmişti. Âciz değil atılgandı, edilgen değil aktif ve aksiyon insanıydı. Gençlik yıllarında tabutluklarda başlayan yürüyüşü hiç durmadı, kesintiye uğramadı. İnancıyla, istikrarlı hayatıyla, dik duruşuyla, cesur tutumuyla elbette taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurdu."
Bahçeli, Türkeş'in düşüncelerini özümsemenin en güvenli yolunun önce tanımak, sonra anlamak, ardında da yaşayıp yaşatılmasına hizmet etmek olduğunu kaydetti.